Yeni Maarif Modeli lise matematiğini zorlaştırdı mı, yoksa ezberci bakış açısını mı değiştirdi? Radikal UZEM’in RadiTalk serisinin 7. bölümünde Radikal Eğitim Kurumları Matematik Bölüm Başkanı Ali Karslı ve Geometri Bölüm Başkanı Süleyman Eroğlu, Radikal UZEM Eğitim Koordinatörü Elif İlayda Canbay’ın sorularıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin lise matematik ve geometri müfredatına getirdiği değişimi anlattı. Yaklaşık 18 dakikalık sohbeti, öğrenci ve veliler için başlıklara ayırarak özetledik. Videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Video: RadiTalk Bölüm 7 - Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Özel: Lise Matematik Müfredatında Neler Değişti? (Radikal UZEM YouTube kanalı, 18 dk.)
Kısaca: videodan akılda kalanlar
- Konuklara göre değişen şey “zorluk” değil, bakış açısı. Öğrenci konuyu bilecek, yorumlayacak ve günlük hayatla bağlantı kurabilecek.
- Bağlam temelli sorularda bilgiler hikâye içinde veriliyor; öğrencinin sayıları ve ilişkiyi metinden kendisinin çıkarması gerekiyor.
- Geometride şekli öğrencinin kendisi çizmeli; formül ezberi yerine ispat ve formülün nereden geldiğini anlamak öne çıkıyor.
- Konuklar 9. ve 10. sınıflarda sadeleşme, 11. ve 12. sınıflarda ise konu sıralaması ve içerik değişiklikleri olduğunu anlattı.
- Veliler için öneri: Bilinmeyen bir sistemde yönlendirme yapmaktansa uzmanlardan destek almak.
Maarif Modeli matematiği zorlaştırdı mı?
Konukların ilk cevabı “farklı bir bakış açısı geldi” oldu. Yeni modelde öğrencinin konuları bilmesinin yanı sıra yorum yapabilmesi bekleniyor; güncel hayattan bilgilerin soruya dahil edilmesiyle “daha güzel bir programa dönüş” olduğu, soru yazarken de bu konulardan mutlu oldukları söylendi. Yani öğrenci konuyu bilecek, aynı zamanda yorumlayacak ve gündelik hayatla bağlantısını kurabilecek.
Yine de konuklar, hiçbir zaman “her şey gitti, yepyeni bir şey geliyor” durumunun yaşanmadığını belirtti: Teorik bilgi yine gerekli. Halihazırda öğretilen müfredatın, güncel ve günlük hayattaki konularla birleşmesi söz konusu. Sorular belirleyici olacak; YKS’deki soru tiplerine göre de yorum yapılacak.
Bağlam temelli soru matematikte ne demek?
Konuklardan biri bağlam temelli soruyu şu örnekle anlattı: Eskiden bir soruda A, B ve C noktaları verilir, A–B ve A–C arasındaki mesafeler ile aradaki açı verilip B–C arasındaki mesafe sorulurdu; öğrenci de ezberindeki kosinüs teoremini çekip çözerdi. Şimdi aynı bilgi, örneğin bir deniz fenerinin iki gemiyi gözlemlemesi hikâyesiyle veriliyor: Fenerin gemilere olan mesafeleri ve aradaki açı biliniyor, iki gemi arasındaki mesafe isteniyor. “Aslında çok fazla bir şey değişmiyor ama bakış açısı değişiyor.”
Konuklar ayrıca ÖSYM’nin bazı teoremlerin formülünü vermeden sorabileceğini öngördüklerini söyledi: Amaç, teoremleri ezber tekniğiyle değil ispat tekniğiyle öğretip öğrencinin hayal ederek yorumlayabileceği bir stile geçmek.
Bağlam temelli soruların her derste nasıl göründüğünü ve nasıl çözüleceğini ayrı bir yazıda ele aldık: Bağlam Temelli Soru Nedir? Örneklerle Maarif Modeli Soruları.
Yeni soru yapısı: tek bilgi bloğu, birkaç soru
- Verilen her bilgi kullanılmayabilir. Eskiden bir soruda verilen bilginin mutlaka kullanılacağı beklenirdi, fazla bilgi varsa soru “hatalı” sayılırdı. Artık üstte geniş bir bilgi veriliyor ve ondan birkaç farklı soru soruluyor; öğrenci hangi bilginin hangi soruda işe yarayacağını seçmek zorunda.
- Hibrit sorular: Konuklara göre sorular zaten önceki yıllarda tek konudan çıkıp iki üç konuyu birleştiren yapıya gelmişti; şimdi buna bir de yorumlama ekleniyor. Bu yüzden öğrencinin “haritayı geniş görmesi” (konuları birbirinden kopuk değil bütün olarak görmesi) önem kazanıyor.
- Sayısal bilgiyi hikâyeden bulmak: Geometride eskiden sorunun yanına “AB = 20” yazılırdı; şimdi bu değerin hikâyeden çıkarılması gerekebiliyor.
- Türkçe becerisi: Konuklar, öğrencinin soruyu doğru anlaması için Türkçesinin de iyi olması gerektiğini vurguladı.
Geometride neler değişti?
Konuklara göre geometrideki değişim “çizimin üstüne değil, çizimi de öğrencinin yapması üstüne” kurulu. Öğrenci hem verilen hikâyeyi anlayıp şekle dökecek, hem konuyu bilecek, hem de yorum yapacak. Bu nedenle geometrinin sadeleşmediği, tersine daha da derinleştiği söylendi.
Konuklar, bir hız problemi örneği verdi: İki insan birbirine doğru gidiyor ve “5 saatte 20 hızla gitti” gibi bir bilgiyle mesafenin 100 olduğu bulunuyor; sonra bu bilgi geometrik şekle dökülüyor ve kosinüs teoremi mi, Pisagor mu, açıortay mı kullanılacağına öğrenci karar veriyor. “Karar öğrenciye ait, çözüm yöntemi öğrenciye ait.”
Konu sıralamaları da değişti: Örneğin Öklid teoremini ispatlayabilmek için önce benzerlik konusu öğretilmeye başlanıyor. Formül yine var, ama formülün nereden geldiğini, günlük hayatta nasıl kullanılacağını bilmek ve yorum yapabilmek gerekiyor. Eskiden öğretmenin ispat yapmasının “gereksiz bilgi” sayıldığı, şimdi ise öğretmenin ispatlayıp öğrencinin bunu interaktif biçimde uygulaya uygulaya formülü kendisinin bulmasının beklendiği anlatıldı. Moderatörün de belirttiği gibi geometri, “görenin yaptığı, göremeyenin boş bıraktığı” bir ders olmaktan çıkıp öğrencinin gördüğü, anladığı ve çizebildiği bir derse dönüşüyor.
Geometriyi sevmek isteyen öğrenciye konuklar şu önerileri verdi: Kolaydan zora doğru çok soru çözmek (geometri ezberle değil, soru çözülerek öğrenilir), nereden çizgi çekileceği tekniğini öğrenmek ve hikâyeyi şekle dönüştürmeyi çalışmak.
9, 10, 11 ve 12. sınıflarda neler değişti?
Ali Karslı’nın anlattığına göre:
- 9. ve 10. sınıf: Konularda sadeleşme var.
- 11. ve 12. sınıf: Konuların yerleri değişti. Örneğin eskiden 12. sınıfta anlatılan logaritma 11. sınıfta anlatılacak.
- İntegral: Konuklara göre ilk akla gelen değişiklik integralin müfredattan kalkması; sınavda integralden gelen soru sayısının zaten 3-4 civarında olduğu, boşalan yeri ise istatistik gibi daha sözel ve veri temelli konuların doldurabileceği belirtildi.
- 12. sınıf: İntegral ve logaritma müfredatta kalmayınca konu içeriği biraz genişledi; son kısma istatistik eklendi. Limitte biraz daha detaya girilmeye, yani “kalkülüs kafasında” konuların gelmeye başladığı; türevde ise çok büyük bir değişiklik olmadığı söylendi.
- Konuların işlenme tarzı: Klasik ve soyut sorular yerini günlük hayattan, verilerle gelen sorulara bırakıyor.
Bu bilgiler konukların video kaydındaki yorumlarıdır; hangi sınıfın hangi programla okuduğu ve program ayrıntıları için MEB’in yayımladığı belgelere bakmanızı öneririz. 2026-2027’de hangi sınıfın hangi programla okuduğunu Maarif Modeli Nedir? Hangi Sınıflarda Uygulanıyor? ve 2018 Müfredatı ile Maarif Modeli Farkı yazılarımızda anlattık.
Ders işleyişi nasıl değişti?
Konuklara göre dersler de değişmek zorunda kaldı. Eskiden öğretmen formülü yazar, altına soru çözmeye geçilirdi; şimdi 11. sınıf matematiğinde konular çok daha sözel başlangıçlarla ilerliyor ve öğretmenlerin günlük hayattan örnekleri artıyor. Öğrenci buna hazır olmadığı ve kolay yolda hep bildiği formatla gittiği için “Hocam formül yok, ne yazacağım, nasıl anlayacağım?” demek durumunda kalabiliyor; ama üzerine eğildiğinde daha kolay anlayacağı bir süreç olduğu vurgulandı.
- Önce temel: Örneğin türev konusunda öğrencinin önce türevi iyi bilmesi, ardından sorularda yorum yapması gerekiyor.
- Soru kalıbı değişti: “Türevini alıp 3 koyarsanız ne çıkar?” yerine “Türevini alıp 3 koymuşlar; bunun nasıl bir etkisi olmuş?” gibi soruluyor. Öğrenci hem işlemin ne olduğunu yazılış biçiminden anlamalı hem de sonucu yorumlayabilmeli.
- Çok çeşitli senaryolar: Sürat teknesinin hızı ya da bir roketin uzaya çıkışındaki hız değişimi gibi pek çok farklı bağlam kullanılabiliyor.
- Soru tipi ezberi sona eriyor: Eskiden “bu soru tipi gelince bu formülü koyup şak şak çözeceksin” diyen soru tipi PDF’leri ya da özel ders kitapları vardı; konuklara göre artık böyle bir kalıp kalmadı.
Veliler çocuklarına nasıl destek olabilir?
Konuklara göre Maarif Modeli’yle eğitim almamış veliler için çocuklarına matematikte doğrudan yardım etmek zor; üstelik bilinmeyen bir konuda yönlendirme yapmak çocuğun geleceği açısından riskli olabilir. Bu dönemde uzman kişilerden destek almanın daha doğru olacağı, velilerin ebeveyn rolünde kalmasının daha uygun olduğu söylendi. Özellikle geometride ispatı yapıp günlük hayata döndürme gibi adımlar veli için zor olacağından, alanında uzman kişilerle yeni modele uygun bağlam temelli soruların çalışılması önerildi.
Derece grubu öğrencileri nasıl çalışmalı?
Moderatör, her yıl Türkiye derecesi için çalışan öğrencilerin yeni modelde nasıl çalışması gerektiğini sordu. Konukların önerileri:
- Çok sayıda deneme çözün ve denemelerde takıldığınız soruları öğretmeninize sorun. Konu eksiği az olan öğrenci için asıl kazanım ince detaylarda ve çözüm yollarında.
- Birden fazla soru bankasından soru çözerek farklı soru tiplerini görün.
- Geometride konu bazlı çalışmayın. Konu başlığı verilmiş soruda hangi yöntemin kullanılacağı belli olduğu için çözmek kolaylaşır; başlığı olmayan veya karma soruları çözmek gerekir. Bir saat boyunca aynı konudan soru çözmek faydasız kalabilir.
- Aynı durum matematikte de geçerli: Örneğin yalnızca üçlü sayı sorusu çözerseniz zaten üçlü sayı sorusu geleceğini bilerek çözmüş olursunuz. İlk başta öğrenmek için olabilir; ancak derece grubunda sorunun ne olduğunu kendiniz bulmanız önemli.
Bu içeriğe göre nasıl çalışılır?
Aşağıdaki maddeler videodaki önerilerden çıkardığımız çalışma notlarıdır:
- Formülü ezberlemek yerine nereden geldiğini (ispatını) anlamaya çalışın.
- Geometri sorusunda önce hikâyeyi okuyup şekli kendiniz çizin; verilmiş sayıları hikâyeden bulun.
- Bir soruda verilen her bilginin kullanılması gerekmediğini aklınızda tutun; hangi bilginin hangi soruda işe yaradığını seçin.
- Çözdüğünüz sonucu yorumlayın: “Bu sonuç ne anlama geliyor?” sorusunu kendinize sorun.
- Karma ve başlığı olmayan sorularla pratik yapın; denemelerde takıldığınız soruları öğretmeninize sorun.
Bağlam temelli soru pratiği için Radikal UZEM’de online deneme sınavlarını kullanabilir, konu eksiklerinizi video ders paketleriyle kapatabilirsiniz. Sınıf düzeyinize uygun paketleri LGS ve YKS sayfalarında bulabilirsiniz. RadiTalk serisinin diğer bölümlerinden biri olan Maarif Modeli’nde Türk Dili ve Edebiyatı yazımıza da göz atabilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Maarif Modeli lise matematiğini zorlaştırdı mı?
Konuklara göre değişen şey zorluk değil, bakış açısı: Öğrenciden konuyu bilmesi, yorumlaması ve günlük hayatla ilişkilendirmesi bekleniyor. Özellikle geometride şekli öğrencinin kendisinin çizmesi ve formülün mantığını bilmesi gerektiği için bazı öğrencilere daha zor gelebiliyor.
Matematikte bağlam temelli soru nedir?
Bilginin hikâye veya gerçek hayat durumu içinde verildiği, öğrencinin sayıları ve ilişkiyi metinden çıkarıp uygun yöntemi kendisinin seçtiği soru türüdür. Örnek olarak, kosinüs teoremini doğrudan A-B-C noktalarıyla sormak yerine bir deniz fenerinin iki gemiyi gözlemlemesi senaryosu verilebilir.
Geometri Maarif Modeli’nde sadeleşti mi?
Konuklara göre hayır; konuların sıralaması değişti ve geometri daha da derinleşti. Öğrencinin şekli kendisinin çizmesi, ispatı anlaması ve yorum yapması bekleniyor.
Derece grubu öğrencileri nasıl çalışmalı?
Çok sayıda deneme çözmeleri, takıldıkları soruları öğretmenlerine sormaları, birden fazla soru bankasından çalışmaları ve geometride konu bazlı yerine karma sorularla pratik yapmaları önerildi.
Veliler çocuklarının matematik çalışmasına nasıl destek olmalı?
Konuklara göre bilinmeyen bir sistemde doğrudan yönlendirme yapmak riskli olabilir; veliler ebeveyn rolünde kalıp alanında uzman kişilerden, eğitim kurumlarından destek almalı.
Bu yazı, Radikal UZEM YouTube kanalında yayımlanan RadiTalk Bölüm 7 videosundaki konuşmalardan hazırlanmıştır. Aktarılan görüşler konuk öğretmenlerin kendi değerlendirmeleridir; MEB’in resmî açıklaması değildir. Program ayrıntıları için MEB’in yayımladığı belgelere bakınız.
