Eğitim koçluğu son yıllarda çok sık duyulan, ancak içeriği zaman zaman yanlış anlaşılan bir kavram. Radikal UZEM’in RadiTalk serisinin 5. bölümünde, Ra Danışmanlık Türkiye Eğitim Direktörü Cansu Toptaş ve Radikal UZEM Eğitim Koordinatörü Elif İlayda Canbay, koçluğun nereden doğduğunu, öğrenci koçluğunun nasıl işlediğini ve koçluğun rehberlikten ve psikolojik danışmanlıktan farkını anlattı. Yaklaşık 26 dakikalık sohbeti, öğrenci ve veliler için başlıklara ayırarak özetledik. Videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Video: RadiTalk Bölüm 5: Eğitimde Koçluk ve Gelecek Tasarımı (Radikal UZEM YouTube kanalı, 26 dk.)
Kısaca: videodan akılda kalanlar
- Koçluk akıl vermek ya da ne yapılacağını söylemek değildir. Koç, öğrencinin kendi eksik ve güçlü yönlerini fark etmesini sağlayan bir ayna görevi görür.
- Öğrenci koçluğu yalnızca ders programı yapmak değildir. Hedef belirleme, mevcut durumu görme, engelleri bulma ve harekete geçme sürecidir.
- GROW modeli hedef, gerçeklik, seçenekler, engeller ve harekete geçme adımlarından oluşan bir koçluk modelidir.
- Koç, psikolojik danışman ya da rehber öğretmen yerine geçmez. Kaygı, uyku, beslenme veya dikkat gibi konularda uzman desteği gerekir.
- Öğrenci için ilk adım kendini tanımak ve hedefini net koymaktır.
Koçluk nereden geliyor?
Konuğa göre koçluk sözcüğü köken olarak Orta Çağ’a kadar uzanıyor; ancak günümüzdeki anlamıyla 1970’lerde spor terimi olarak hayatımıza girdi. 1974’te tenis antrenörü Timothy Gallwey’in Tenisin İçsel Oyunları adlı kitabında yer alan şu cümle, koçluğun çıkış noktalarından biri olarak anıldı: “Kişinin rakipleri bazen başkaları değildir, kendi zihnindeki engellerdir.” Sonraki yıllarda koçluk 80’ler ve 90’larda iş dünyasında karşılık buldu; 2000’li yıllarda ise bireyselliğe dönerek eğitime, sanata, spora ve kişisel hayata yayıldı.
Koçluk nedir, ne değildir?
Konuk, en sık karşılaşılan yanlış anlamayı şöyle özetledi: Koçluk birine akıl vermek değildir, ne yapması gerektiğini söylemek de değildir. Bir eğitim koçu, hayat koçu ya da spor koçu karşısındakine “Sen bunu yapmalısın” ya da “Bunu yaptığın için hatalısın” demez. Bunun yerine soru sorarak kişinin kendi eksik ve tam yönlerini fark etmesini sağlar. Bu amaçla silme, çarpıtma ve genelleme sorularının da aralarında bulunduğu soru sorma teknikleri kullanılıyor.
Konuğa göre öğrenci koçluğu yalnızca ders programı yapmak, “sürekli ders çalış” demek ya da “istediğin her şeyi başarabilirsin” demek de değildir. Bunlar koçluğun yanlış anlaşılan, hatta öğrenci koçluğunda “kanayan yara” olarak nitelendirilen yönleri.
GROW modeli nedir?
Konuk, koçluk eğitimi aldığı yıllarda dünyaca bilinen markaların da başarısında kullanılan GROW modelini öğrendiğini; bu modelin eğitime, hatta bireysel gelişim süreçlerine de uyarlanabildiğini anlattı. Model, her harfin bir adımı temsil ettiği beş aşamadan oluşuyor:
- G – Goal (Hedef): Hedefini belirle.
- R – Reality (Gerçeklik): Bulunduğun noktayı, gerçekliğini gör.
- O – Options (Seçenekler): Seçeneklerine bir bak.
- O – Obstacles (Engeller): Engellerini gör.
- W – Wrap-up (Harekete geç): Plan yap ve harekete geç.
Konuk, iş dünyasında bu modelin daha karmaşık biçimde kullanıldığını, öğrenci koçluğuna ise uyarlanmış hâlini uyguladıklarını söyledi.
Hedef belirleme: “Hedefini güneşe koy”
Konuğun gözlemine göre Türk öğrencileri hedefleri konusunda çok tevazu sahibi. Seminerlerde öğrencilere hedeflerini sorduklarında sıklıkla “Evime yakın bir bölüm olsun, servisle gidip gelirim” gibi cevaplar aldıklarını; “Acaba ben ne istiyorum, hangi alana katkı sunmak istiyorum?” sorusunun hiç sorulmadığını anlattı. “Hayallerinin mantıklı olması gerektiği öğretildi” düşüncesinin bu tutumu beslediği konuşuldu.
Konuklar öğrencilere şu mesajı verdi: “Hedefinizi güneşe koyun; en kötü yıldızlar arasına düşersiniz.” Yani ulaşabileceğin en yüksek noktayı hedefle; o yolda harcadığın emek seni zaten ödüllendirir.
Konuk, hedefle gerçeklik arasındaki farkı bir sayı doğrusu üzerinden anlattı: Öğrenci Hacettepe Tıp’ı hedefliyor ve hedef 10 birimde duruyorsa, şu an 2 birimde olan öğrencinin önünde 8 birimlik bir yol var. Koçluk bu yolun nasıl yürüneceğini öğrenciyle birlikte planlamayı amaçlıyor: Günde kaç saat çalışılıyor, çalışırken kendini ne kadar tanıyor, hangi adımlar atılmalı?
“İstediğin her şeyi başarabilirsin” doğru bir cümle mi?
Konuğa göre 90’lı yıllarda koçlukla aynı dönemde doğan kişisel gelişim alanı zamanla “insan istediği her şeyi başarabilir” gibi yanlış bir yöne kaydı. Bu cümlenin doğru olmadığı ve psikolojik yükü fazla olduğu belirtildi. Koçluk tekniği kullanıldığında kişinin başarabileceği ve daha az başarabileceği alanları ayırt etmesi, hedefine giden yolda gerçekliğini görmesi ve daha sağlam adımlarla ilerlemesi hedefleniyor.
Öğrenme stilini anlamak
Konuk, öğrenciyle ilk görüşmede kısa bir “zihin haritası” çıkardıklarını anlattı. Öğrencinin görsel ya da işitsel gibi baskın öğrenme tarzı farklı sorularla ve beden diliyle anlaşılmaya çalışılıyor. Örneğin görsel bir öğrencinin sürekli video izlemeye, işitsel bir öğrencinin ise sürekli özet çıkarmaya çalışarak hem zamanını hem yolunu uzatabildiği, bu yüzden öğrencinin kendini tanımasının önemli olduğu vurgulandı. Konuk, öğrenciyle konuşurken “Türkçen kaç net?” sorusu yerine tatil gibi geçmişten ve gelecekten veri alan sorular sorduklarını da örnek verdi.
Sayısal–sözel ayrımı ve “matematikten anlamıyor” yargısı
Konuk, velilerin “çocuğun matematiği 65, sosyal derslerinin hepsi 90-100, demek ki matematikten anlamıyor” yaklaşımına karşı çıktı: Öğrenci müzikte ya da sosyal derslerde başarılıysa matematiği de anlayabilir; asıl sorun çoğu zaman sınava nasıl hazırlanacağını ve nasıl çalışacağını bilememesidir. Sayısal ve sözelin “keskin bir kılıçla” ayrıldığı bir ülkede tarihsel bir olayı analiz eden öğrencinin analitik geometride de başarılı olabileceğinin hiç kimsenin, öğrencinin kendisinin bile aklına gelmediği söylendi.
Koçluk, rehberlik ve psikolojik danışmanlık arasındaki fark
- Öğrenci koçu psikolojik danışman ya da rehber öğretmen değildir. Ailelerin öğrenci koçundan öğrencinin kaygısını azaltmasını, uykusunu ya da beslenmesini düzene sokmasını beklememesi gerektiği; bunlar için alanında profesyonel destek alınması gerektiği vurgulandı.
- Rehber öğretmen öğrenciye yön verebilir, tavsiye ve akıl verebilir. Konuğa göre öğrenci koçu ise öğrenciye kendi yolunu nasıl yürüyebileceğini tarif eder.
- Moderatörün özetine göre rehberlik, öğrencinin içinde bulunduğu durumla ilgili kısa vadede hedeflerine nasıl ulaşabileceğine odaklanırken; koçluk öğrencinin akademik ve toplumsal hayatta gelecekte nerede olmak istediğine dair yol haritasını birlikte oluşturduğu süreçtir.
- Dikkat eksikliği veya hiperaktivite gibi konularda “bence şöyle” demenin koçun yetkisinde olmadığı; hareketli bir çocuğun hemen bu şekilde etiketlenmemesi gerektiği söylendi.
Stres değil, kaygı
Konuk, öğrencilerin sınavı sıklıkla “stres” kelimesiyle yan yana getirdiğini; oysa stresin ölüme yakın hissedilen bir duygunun adı olarak anlaşıldığını, bu yüzden hemen karın ağrısı ve terleme gibi tepkilerin ortaya çıkabildiğini anlattı. Bunun yerine sınav karşısında yaşanan duyguya “kaygı” demeyi önerdi: Kaygı yönetilebilir bir duygu ve bilgi eksikliği karşısında duyulan bir tepki. Ancak “kaygı konuşa konuşa azalmaz”; gerektiğinde profesyonel destek almak gerekiyor. Dilimiz değişirse dünyamızın da değişeceği vurgulandı.
Doğru soru sormak
Sohbette “neden” sorularının bazen sorguya dönüşebildiği bir örnekle gösterildi: “Neden akşam geç geldin?” bir soru değil, bir yargı gibi duyulabilir ve karşı tarafı savunmaya geçirir. Koçlukta soru, öğrencinin eksiklerini fark etmesine yardım edecek biçimde kurulur: Örneğin öğrencinin hedefine ulaşmasını engelleyen şeyin ne olduğunu birlikte bulmak. Öğrenciyi engelleyen unsurlar arasında sosyal medya kullanımı, aile baskısı ya da arkadaş ilişkileri sayıldı; çözüm olarak da yasak koymak yerine seçenekler sunulduğu (örneğin sosyal medyayı 30 dakikayla sınırlamak) anlatıldı.
Koçluk süreci pratikte nasıl işliyor?
- Her öğrencinin öğrenim süreci biriciktir; bir öğrenciye uygun yol bir başkasına uymayabilir.
- Süreç öğrencinin kendi öğrenim tarzı, becerileri ve yönelimlerini fark etmesiyle başlıyor; öğrenciye bir SWOT analizi (güçlü ve zayıf yanlar) uygulanıyor.
- Akademik hedef ve hedefe kalan süre belirleniyor; bu sürede hedefe en iyi şekilde nasıl ulaşılacağı planlanıyor.
- Öğrenciyle haftada bir kez yüz yüze görüşülüyor; geri kalan zamanda online bir platform üzerinden sabah 10’dan akşam 10’a kadar asistan gibi iletişim hâlinde olunuyor. Öğrenci zorlandığında ya da planı gerçekleştiremediğinde bilgi sahibi olunup hemen aksiyon alınabiliyor.
Öğrenci ve velilere mesaj
Konuk, öğrencilere “Kendini tanı” mesajını verdi: Kendilerini ve hedeflerini tanımaları, aksiyon almak konusunda da içsel motivasyonlarına güvenmeleri gerektiğini söyledi. “Nereye gideceğinizi bilmezseniz oraya nasıl gideceğinizi asla bilemezsiniz” sözü sohbetin kapanışında öne çıkan cümlelerden biri oldu. Her öğrencinin başarı yolunun biricik ve kıymetli olduğu da vurgulandı.
Bu içeriğe göre nasıl hareket edebilirsiniz?
Aşağıdaki maddeler videodaki önerilerden çıkardığımız notlardır:
- Hedefinizi yazın; mevcut durumunuzu (günlük çalışma süresi, deneme netleri, eksik konular) dürüstçe belirleyin.
- Hedefle bugünkü durumunuz arasındaki farkı küçük adımlara bölün; engelleri (sosyal medya, plansızlık, kaygı gibi) listeleyin ve her engel için bir seçenek düşünün.
- Kendi öğrenme tarzınızı fark edin; hep aynı yöntemi (sürekli video izlemek ya da sürekli özet çıkarmak gibi) tekrar etmeyin.
- Sınav kaygısını “stres” yerine “kaygı” olarak adlandırın; kaygı günlük hayatı ve uykuyu etkiliyorsa bir uzmandan destek alın.
- Veliyseniz çocuğunuzun derslerini tek bir sayısal–sözel ayrımına göre değerlendirmeyin; ne yapması gerektiğini söylemek yerine ona sorular sorun.
Hedefe giden yolu planlarken denemeler ve video dersler de size destek olabilir: online deneme sınavlarını ve sınıf düzeyinize uygun LGS ve YKS paketlerini inceleyebilirsiniz. RadiTalk serisinin diğer bölümlerinden biri olan Maarif Modeli’nde Türk Dili ve Edebiyatı yazımıza da göz atabilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Eğitim koçluğu nedir?
Videoya göre eğitim koçluğu, öğrenciye akıl vermek ya da ne yapacağını söylemek değil; öğrencinin hedefini belirlemesine, bulunduğu noktayı görmesine, engellerini fark etmesine ve harekete geçmesine soru sorarak eşlik etme sürecidir.
Eğitim koçluğu ile rehberlik arasındaki fark nedir?
Rehber öğretmen öğrenciye yön verebilir, akıl ve tavsiye verebilir. Koç ise öğrencinin kendi yolunu bulmasını sağlar. Moderatörün özetiyle rehberlik daha çok mevcut durumla ilgili kısa vadeli hedeflere odaklanırken, koçluk öğrencinin gelecekte nerede olmak istediğine dair yol haritasını birlikte oluşturmaya odaklanır.
Öğrenci koçu psikolojik danışmanın yerini tutar mı?
Hayır. Konuğa göre öğrenci koçları psikolojik danışman değildir; kaygının azaltılması, uyku ve beslenme düzeni gibi konular için alanında profesyonel destek alınmalıdır.
GROW modeli nedir?
Hedef (Goal), gerçeklik (Reality), seçenekler (Options), engeller (Obstacles) ve harekete geçme (Wrap-up) adımlarından oluşan koçluk modelidir. Videoda öğrenci koçluğuna uyarlanmış hâliyle anlatıldı.
Sınav stresi mi, sınav kaygısı mı denmeli?
Konuğa göre sınav karşısında yaşanan duyguya “stres” yerine “kaygı” demek daha doğru; çünkü kaygı yönetilebilir bir duygu. Ancak kaygı yalnızca konuşarak azalmayabilir; gerektiğinde profesyonel destek alınmalıdır.
Bu yazı, Radikal UZEM YouTube kanalında yayımlanan RadiTalk Bölüm 5 videosundaki konuşmalardan hazırlanmıştır. Aktarılan görüşler konuğun kendi değerlendirmeleridir; psikolojik danışmanlık ya da tıbbi tavsiye yerine geçmez.
