shape
shape

Blog Detayı

Blog Image

Özgüvenin Akademik Başarıdaki Rolü

Bir öğrencinin akademik başarısı yalnızca zekâ düzeyi ya da ders çalışma süresiyle açıklanamaz. Araştırmalar, özgüvenin akademik başarı üzerinde belirleyici bir role sahip olduğunu göstermektedir. Peki, bir öğrencinin kendine duyduğu güven gerçekten notlarını etkiler mi? Kısa cevap: Evet.

Özgüven ve başarı arasında  ilişki vardır. Akademik başarı, öğrencinin özgüvenini beslerken; özgüven de akademik başarıyı destekler. Bu döngünün merkezinde ise öğrencinin zihninde yer alan temel bir düşünce bulunur: “Ben yapabilirim.” Öğrenci, bir görevin üstesinden gelebileceğine inandığında, daha çok çaba gösterir, zorlanmaktan kaçmaz ve hatalar karşısında vazgeçmek yerine denemeye devam eder.

Özgüvenin gelişiminde ebeveynlerden algılanan sosyal destek kritik bir öneme sahiptir. Çocuk, ailesi tarafından desteklendiğini hissettikçe kendine olan inancı güçlenir. Bu destek, yalnızca başarı anlarında değil; zorlanılan ve hata yapılan süreçlerde de devam etmelidir.

Ebeveynler çocuklarına nasıl destek olabilir? Öncelikle çocuğa açık ve net bir şekilde “Yapabilirsin” mesajı verilmelidir. Hatalar bir başarısızlık göstergesi olarak değil, öğrenme sürecinin doğal ve değerli bir parçası olarak ele alınmalıdır. Çocuğun çabası takdir edilmeli, sadece sonuçlara değil sürece de odaklanılmalıdır.

Öte yandan, bazı ebeveyn tutumları farkında olmadan çocuğun motivasyonunu ve özgüvenini zedeleyebilir. Aşırı dışsal beklentiler, sürekli karşılaştırmalar ve “Yapmalısın, başarmak zorundasın” gibi mesajlar, çocuğun içsel motivasyonunu azaltır. Bu tür yaklaşımlar, çocuğun kendi kapasitesine olan inancını zayıflatabilir.

Sonuç olarak, akademik başarı yalnızca ders notlarıyla sınırlı değildir. Özgüveni desteklenen bir çocuk, sadece okulda değil hayatın birçok alanında daha dayanıklı, girişken ve öğrenmeye açık bireyler haline gelir. Ebeveynlerin sunduğu güvenli ve destekleyici ortam, bu sürecin en güçlü yapı taşlarından biridir.

 

Volkan ÖZYER